Aralık 07, 2015

ANNEM BİLİR...

Bu  yazıyı yeni anne olanlar için yazıyorum anne sütü ile sınanırken size yardımcı olacağını ümidediyorum. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki yazının içeriğinde sadece sunu yiyin ,bunu için ,amuda kalkın ,takla atin gibi tavsiyeler  olmayacak.Çünkü şunu biliyorum ki; bu çocuklar büyüyecek,öyle yada böyle büyüyecek.Emse de büyüyecek, mama yese de..
Bir gün, balkonda otururken çok mutlu bir aile gördüm ,2-3 yaşlarında bir erkek evlatları vardı. Çocuğun mutluluğu, hatta ailenin mutluluğu gözlerinden okunuyordu.Onları kıskandığımı hissettim resmen, o anne gibi hakim olmak istedim aileme, yuvama.O baba gibi huzurlu olsun istedim eşim.Karton toplayan ,şu yanık tenli insanlardan bahsediyorum ,kasasının kenarları kocaman kartondan duvarlarla çevrili kırık dökük bir kamyonet çabucak durdu balkonun önünde , içinden bir taraftan adam bir taraftan kadın yol kenarındaki karton kutulara koştu ,hızlıca arabaya attılar.Çocuk kirden görünmüyordu altında birşey yoktu ön koltukta zıplayıp duruyordu, baba arabaya binerken ona bir ce ee gibi hareket yapıp, bebeğini heyecanlandırdı ,anne de arabaya hızla bindi çocuğunu kucağına çarçabuk aldı ve bastı bağrına, yanağından da şlap diye kocaman bir öpücük aldı.Araba hareket ederken ,anneyle baba şarkı söylemeye başladılar ,kimseye aldırmadan ama kimseyi rahatsız da etmeden.Bu dur kalklar 10-15 metrede bir gerçekleşti ve onlar kaybolana kadar baktım ben.Bu ailede fakirlik görmedim,açlık görmedim,gelişme geriliği ,kaşeksi,vitamin eksikliği,zayıf immün sistem ,anemi ,beslenme bozukluğu ...bunların hiçbirinden eser yoktu.Henüz hamileydim,her zamanki gibi elim karnımda, balkonda oturuyordum ve o çocuğu görünce kendi bebeğime sunacağım hayatı düşündüm.Kimbilir nasıl kusursuz besleyecektim ,ne kıymetli oyuncaklar alacaktım ,nasıl yakışıklı giydirecektim oğlumu.Belki o çocukla oğlum karşılaşsa oynamalarına izin vermezdim, ondan hastalık kapmasın diye.Belki değil kesin.Düşünsenize dünyanın en mutlu belkide en sağlıklı çocuğuyla...O yüzden bence asıl Önemli olan bebek ile anne ve baba arasındaki iletişim.
Bebeğiniz sizi duyuyor, sizi görüyor, sizin tüm endişelerinizi gerginliğinizi ,sesinizin tonundaki negatifi ,esinizle iletişiminizin ayrıntılarını hissedebiliyor.Bunun için sakin ,dingin kalmak ,sağlıklı düşünüp karar vermek, ani çıkışlarda bulunmamak çok önemli.Bebeğinizde ilerleyen dönemde oluşacak davranışlara olumlu örnek olması açısından da çok önemli.Emin olun siz mutlu bir anneyseniz bebeğiniz de mutlu oluyor ,tabi eşiniz için de aynı şey geçerli..Hiçbir besin de bebeğinizi ,sizin onu mutlu ettiğiniz, ona sunduğunuz o huzurlu güven ortamı kadar mutlu edemez.Bana göre; bebeğimin mutlu olması, en az onun beslenmesi kadar değerli..Peki bu mutluluk olayını nasıl çözeceğiz;
Cevap ;önce KENDİNİZ bunu unutmayın .Önce kendi ruhunuzu beslemelisiniz ve sonra siz sağlıklı beslenmelisiniz ki sütünüz olsun.Siz dinlenmelisiniz ki; bebeğinize sabırla bakabilmelisiniz.Bunun için,2 sene boyunca öğün atlamadan hatta ara öğün de yaparak düzenli beslenin.Ben gece başucuma kocaman bir bardak su 1 kase kuru yemiş ve bir salkım üzüm koyardım ,sabaha kadar her bebeğimi emzir işimde birkaç tane alır bitirdim onu.Diyet sakın yapmayın,sütünüz gelip aktif olarak emzirmeye başlayınca mucizevi liposakşını göreceksiniz:)))Günde minimum 1,5 litre su için,diğer sıvıları hesaba katmayın.% 80 su olan vücudunuzu sulamamız çok önemli.Kesintisiz bir uyku mümkün değil biliyorum; ama emzirirken rahat pozisyonda emzirmeniz bile ,yorgunluğunuzu azaltacaktır ve bebeğiniz her uyuduğunda sizde uyuyun.Ev işiyle uğraşmayın dinlenin .Bebeğiniz uyanınca da ev işini onun güvenliğini ve sağlığını tehdit etmeyecek şekilde,onu gözünüzün önünde tutarak yapabilirsiniz.Böylece eviyle ilgilenen bir anne görmüş olur yavrucak ,hem kendi kendine kalmayı öğrenir,hem de ara ara onunla ilgilenerek,onu asla unutmadığınızı hissettirebilirsiniz.Ben kanguruya koyar tüm evin işini görür bir taraftan da sohbet ederdim.Süt artıran yiyeceklerden aklıma gelen dereotu,tahin helvası,bulgur ,kısır,sütlü irmik tatlısı var araştırıp sizde dilediğinizi deneyebilirsiniz.Sonuçta bunlar besin.Unutmayın komşunuza iyi gelen size etki etmeyebilir,herkes kendine özgü bir birey.Tabi emzirmenin tekniği de çok önemli ,göğüs başının çevresindeki areola denen koyu kısmıyla beraber bebeğin ağzına girmesi lazım.Bebeğiniz sadece göğüs başını evirir çevirirse ağzında ,yeterince süt ememez ve göğüs başını yara eder, çok acı vericidir,BU DURUMDA  DA ;kocaman bir pamuğa arı zeytin yağını boca edip, göğüs başına kapatmanız  o çatlakları iyileştirecektir.Sol göğsünüzü sağ elinizle tutmalı asla göğüs ucunu işaret ve orta parmak ile makas içine almamalısınız ,bu teknik kanalları tıkadığından süt akımını azaltır.Göğüslerin her iki saatte bir boşaltılması gerekir,gerek emzirerek gerekse sağarak.Göğüs ne kadar sık boşaltılırsa o kadar sık ve fazla dolar.Gelelim bebeğinizin doyup doymadığına,eğer günde 2-3 defa kaka yapıyorsa doyuyordur,göğsünüzü her sıktığınızda birkaç damla süt geliyorsa da sütünüz vardır..
Gelelim ruhumuzu beslemeye; önce eş-dost, el-gün olayına değinelim;ben bu dönemde biraz izolasyonun, hem bebeğin sağlığı ,hem de annenin iyileşme VE toparlanma  döneminde olması sebebiyle gerekli olduğunu düşünüyorum. Gereksizleri çöpe atmayı unutmayın, enerjinizi sömüren yakınlardan ,arkadaşlardan kurtulmak için çocuk süper bir bahane:)))çünkü hiç kimse bebeğinizden değerli değil.Bakın ruh beslenmeye başladı bile.Eşlerimizi ele alalım biraz da:)))şunu unutmayın ki; o da ilk defa baba oluyor, o da sizinkilere çok benzeyen endişeleri taşıyor, ama bunu sizin gibi göstermiyor.Kadınların en çok eşine ihtiyaç duyduğu dönem ,bu dönemde onları her türlü ilgisizlikle ,bencillikle suçlayabiliriz.Ama gerek yok,biraz hormonları bastırıp mantığı dinleyin, kaprisi, nazı bırakın ,inanın bana naz, sizi sevimli değil, aksine itici yapar.Onun yerine uygun bir dille ,ona ihtiyacınızın olduğunu,bu dönemi onun desteği olmadan atlatmamızın mümkün  olmadığını söyleyin.Ondan yardım istemekten çekinmeyin ama emir kipi kullanmayın rica edin,mümkünse ,yapabilir misin, getirebilir misin ,götürebilir misin ...gibi konuşun .Görün bakın ,çok da işe yaramaz olmadıklarını göreceksiniz. Bebişle vakit geçirmeye itin onu,kendine benzediğini söyleyin, onun gibi yakışıklı olacağını düşündüğünüzü ,ne bileyim gözlerinin ona benzediğini falan filan işte bunlar onu motive edip ,lohusalık sendromuna girmekten koruyacaktır.:))))  Aklımdayken; beni çok duygulandıran bir motivasyon hikayesini paylaşmak istiyorum.
Thomas Edison bir gün eve geldiğinde annesine bir kağıt verdi ve “Bu kağıdı öğretmenim verdi ve sadece sana vermemi tembihledi”. dedi.
Annesi kağıdı gözyaşları içinde oğluna sesli olarak okudu: “Oğlunuz bir dahi. Bu okul onun için çok küçük ve onu eğitecek yeterlilikte öğretmenimiz yok. Lütfen onu kendiniz eğitin.”
Aradan uzun yıllar geçtikten sonra Edison’un annesi vefat ettiğinde, o artık yüzyılın en büyük bilim adamlarından biriydi ve bir gün eski aile eşyalarını karıştırırken birden bir çekmecenin köşesinde katlı halde bir kağıt buldu ve alıp açtı.
Kağıtta “Oğlunuz “şaşkın” (akıl hastası) bir çocuktur. Artık kendisinin okulumuza gelmesine izin vermiyoruz…” yazılıydı.
Edison saatlerce ağladıktan sonra günlüğüne şu satırları yazdı: Thomas Alva Edison, kahraman bir anne tarafından, yüzyılın dahisi haline getirilmiş, “şaşkın” bir çocuktu.
 İşte annelik böyle bir şey, ve büyüdüğünüzü yükseldiğinizi olgunlaştığınız hissediyorsunuz.Cemil Meriç'in de dediği gibi''olgunlaşmak kalbin daha hassas,kanın daha sıcak,zekanın daha işlek,ruhun daha huzurlu olması demek''.olgunlaşmaya en iyi hizmet eden şey de annelik.



Haziran 29, 2015

Bababnnemden Vintage :))


NASIL GÜZEL ÖRMÜŞ RAHMETLİ.NUR İÇİNDE YATSIN..

ANNE SÜTÜNÜ BIRAKMAYA ÇALIŞIYORUM PERİŞANIM:))

23 ay bitti biraz emme sıklığını azaltalım dedik.Fena mı dedim hala manda gibi sütüm var, uykuya da açım.Durum bundan ibaret.Geleneksel usulleri denemek yada ilaç kullanımını istemediğimden kendi kendine unutuncaya kadar emzirmeye devam dedim, ama bu aralar sütün miktarı azalınca benim oğlan zıvanadan çıktı.Azalmasına bile tahammülü yok efenin.Gece perişanız bir türlü uykuya dalamıyor.Dönüp dönüp emmek istiyor. Hafta sonu pes artık dedim analarımız ne yaptıysa onu yapcam,salçayı sürdüm mememe.Şimdiki çocuklar çok mantıklı ne yaptı biliyormusunuz?   ''siiill siiil  '' diye ağladı, ıslak mendili gösterdi bana:))yani tiksinmek falan yok yani:))

Mayıs 11, 2015

Anneler Günü de Geçti..

Yazmak için Anneler Gününün geçmesini bekledim.Bir başka huzursuz oldum ben bu yıl.Geçen sene oğlım 09 aylıktı şimdi 21 aylık.Henüz boynuma atılıp seni seviyorum annecim diyemediği için mi? yoksa reklamlarla annelerin kıymetli ve hediye almaya değer insanlar olduğu mesajı verilirken,çocuk ve eşleri hediye almaya biryerde zorladıkları için mi anlamadım.Kendimi çok kıymetli hissetmedim,sanki biri yarın  çıkıp bir yıllık emeğinin karşılığını dün verdik ya, daha ne huysuzlanıyorsun deyiverecek gibi.Çok klişe olacak belki ama ,ben anne olduğum için , her an şükrediyorum,evladımı bana verip ,hayata dair yepyeni deneyimler kazanmamı sağladığı için,bu deneyimlerle kendimi geliştirme imkanı bulduğum için,daha çok olgunlaştığım için Allah 'a binlerce kez şükrediyorum.Ve bebeğimdeki her gelişme,öğrenme belirtisi,olumlu davranış .. bunların hepsi benim hergün birçokkez aldığım anneler günü hediyelerim...

Mayıs 09, 2015

Bebegimin gelecekteki öğretmenine şunları söylemek isterdim..


Biliyorum herkezin yavrusu kıymetli,kimse evladını kötü ellere bırakmak istemez.Evlatlarimizi nasil bir dunyanin bekledigini gormemek icin haberleri izleyemiyorum artık.O kadar uzuluyorum ki insanligin donustugu hale,insanlarin acimasizliklarina ,birbirlerine ve dogaya yaptiklarina inanamiyorum.Dunyanin iyi yetismis cocuklara ihtiyaci var ve burada annelere ve siz ogretmenlere buyuk isler dusuyor.
Biz yetiskinlerin bile cogu zaman kayboldugu,yasama hevesini ,anlamini kaybettigi,sacmaladigi bu dunyada onun bilerek veya bilmeyerek yaptigi hatalar olabilir.Bu hatalara ya da davranislara şuan 21 aylık olmasına rağmen sabir gostermek bazen benim icin bile zor iken,etrafinda bir cocuk ordusu bulunan siz ogretmenlerin isleri gercekten cok zor.O yuzden herkez ogretmen olamiyor ,olsalar da mutlu olamiyor.O yuzden ogretmenlik  kutsal meslekler arasinda.
Onlari hamur gibi dusunun ve sevgiyle yogurun.Siz onlara sevginizi hissettirirseniz karsiligini hepimiz aliriz.Daha 21 aylık olmasına rağmen öfkeye öfke ile cevap veriyor. Yani onlar bizim aynalarımız, biz ne isek onlar da o. Ve siz hiç mi haylazlık yapmadınız okulda, şarkılara bile konu olmuş hiç mi okulu asmadınız icabında. Gençlik bu herşeyi yapabilirler. O kadar açıklar ki hata yapmaya o yüzden rol modelleri çok önemli. Hızlı ,itinasız ,kaba reflekslerle onları ürkütmememiz lazım ki öç alma isteği uyanmasın. Nasılsa kötüymüşüm hissini bir yakalarlarsa ,hakkını vermek için ellerinden geleni yaparlar. Sakın işe yaramaz, tembel, haylaz sıfatlarıyla onları kalıplara sokmayın .Hep bulunduğu noktanın bir üstüne çıkmaya cesaretlendirin.Uzun lafın kısası sayın hocam, evladımı koşulsuz sevgiyle ve bireyselliğine ,gelişimine saygı duyarak yetiştirmenizi rica ediyorum sizden.
....
Annelik beni çok değiştirdi arkadaşlar . Şimdiden okul zamanlarını düşünür oldum.Etrafımdaki gençleri görünce ürkmeye de başladım açıkçası.Bizler ne güzel çocuklarmışız.

Nisan 30, 2015

DOĞUMDAN SONRA 25 KİLOYU NASIL VERDİM

Biz kadınların kiloyla dertleri hiç bitmez.Diyetler,egzersizler,karpuz diyeti,su diyeti, kiraz diyeti ,o diyeti ,bu diyeti....Benim hiçbir zaman böyle bir problemim olmadı,en fazla 63 kiloya çıktım,hayatta diyet nedir bilmem,ekmek kısıtlamak gibi bir huyum da yoktur,buna rağmen 50kg ve civarında dolaştım durdum.Taa ki hamileliğe kadar.Doğuma 84 kiloyla girdim.Benim için 84 kiloyla hareket etmek ,sırtında bir fil yavrusu taşımak gibi birşeydi.Merdiven çıkmak ,inmek,o kadar zordu ki,doğumdan sağ çıkamayacağımı bile düşünmeye başlamıştım.Öğleden sonra biryere davetliysem sabahtan çıkmam gerekiyordu yola.Bacaklarımı kaldırarak değil yanlardan dolaştırarak adım atabiliyordum ,yengeç gibi ,gitmek istediğim  noktanın ,önce çevresinde dolaşmam gerekiyordu:)))Düşündükçe kötü oluyorum.Bunları 84 kilonun beni nekadar etkilediğini anlamanız için yazıyorum ,çünkü gebelik için çıkılabilecek sınırlardan gibi görünse de,beni inanılmaz zorlayan bir kiloydu.Hayatımda ilk defa kilolar beni kaygılandırdı,Velhasılkelam doğurduk.Sütüm dördüncü günde bebeğimi besleyecek kadar çok gelmeye başladı,Ve beşinci gün aynanın önünden geçerken belimin ve sırtımın şekillenmeye başladığını gördüm.İnanılmaz birşey değil mi emzirmek ilk günde bile etkisini gösterdi.İlk günler emzirince içim çok kıyılırdı  her emzirme sonrası ceviz ,badem,fındık fıstık gibi besin değeri ve kalorisi yüksek kuruyemişleri bile hiç çekinmeden yedim.Çünkü,ilk altı ay sadece anne sütü verecektim ve sütümün kaliteli olması için beslenmeme dikkat etmeliydim.İlk altı ay anne sütü benim için inanılmaz bir rahatlıkdı ve bebeğim çok güzel gelişiyordu.Oğlum 1.5 yaşına gelene kadar günde 2 lt su tüketmek ve sık sık emzirmek dışında hiçbirşey yapmadım,beslenmeme dikkat bile etmedim ,1,5 sene sonunda 58 kiloydum,öğle sağmalarını bırakınca sadece öğle yemeklerinde ekmeği azalttım.ve hala 58 kiloyla 2. yaşımıza girmek üzereyiz.
Özetlersek;

  • Zaten emzirme dönemi ,özellikle ilk 6 ay diyet yapmak için uygun değil,aksine daha kaliteli , az az , sık sık besleneceğiniz bir dönem.
  • Bebeğinizi aşkla,hevesle ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslemeniz, bebek için olduğu kadar sizin için de çok önemli.Hem doğum sonrasında erken emzirmeye başlamak ,annenin rahim kaslarını uyarıp kanama miktarını azaltıyor ,yani kan kaybını önlüyor,yani hayatınızı kurtarıyor.Hem de biliyorsunuz ki emziren annelerde kanser oranı daha az görülüyor.
  • İlk 9 ayı bitirdikten sonra artık diyet değilde (çünkü öncelik yine anne sütünün kalitesi benim için) ,kendinize küçük kurallar koyabilirsiniz ,suyu artırmak gibi.Ancak bu kuralları da çok abartmamakta fayda var,çünkü 9. aydan sonra artık bebekler hareketlendiği için sizinde hareketlenmeniz gerekecek ,öğünler de bebeğinizi beslemeye çalışırken yalap şap olmaya başladı mı alın size kilo kaybı.


Nisan 25, 2015

O benim dünyam...

 Size de olur mu,birsey söylersiniz ve karşınızdakilerin yanlış anladığını bakışlarından anlarsınız.Eskiden boyle durumlarda anlatmak istedigim seyi karsimdaki insan anlayana kadar ugrasir dururdum.Inanilmaz bir enerji kaybi ve malesef sonucsuz bir caba.Ustelik uyandirdiginiz guvenilmezlik hissi de cabasi.Anne olduktan sonra ,artik cok kiymetli enerjimin son damlasina kadar bebegime harcanmasi gerektigi inanciyla beraber,insanlara aciklama yapmaktan vazgectim.Kirdigim potlari bile toplamaya ugrasmaz oldum;))Gaflar da havada ucuyor ,sozum meclisden disarilar,pardonlar taze tukendi.
Gelelim asil konuya,oglumun dogumundan sonra kendimi,arkadaslarimi,ailemi hatta hayati ihmal ettigim dogrudur.Oglumu biryere goturunce ilk olarak risk analizi yaparim.Etrafi hizla tarar kaldirilmasi gereken zararli olabilecek objeleri kaldiririm.Ya da oglumun zaafi oldugunu bildigim ev sahibi icin onemli olan seyleri kaldirmasini soylerim.Bu durum cok dikkat cekmeye  besladi sanirim birak oynasin demeye basladilar. Birakamam cunku o bana Allah in emaneti minicik bir melek..Gecenlerde parka goturdum kaydiragin icine bende girdim.Iyikide girmisim sise kiriklari vardi.Parklarda kumlarin ici de cam kiriklari dolu.Birakayim oynasin oyle mi?kusura bakmayin cok muhabbet ettim insanlarla artik sohbet zamani degil .Gereksiz pimpirik yaptigimifazla korumaci oldugumu hissettiriyorlar.Evet rahat degilim ama takintili da degilim.Neymis  cok steril buyutuyor musum ,bagisiklik sisemi gelismezmismismismis.Birkere benim hastaliklar konusunda felsefem su;cocuklukta gorulen bulasici hastaliklari erken donemde atlatmasi daha iyi.cunku bircok bulasici hastalik ilerleyen yaslarda tehlikeli oluyor.Yetiskinlikte gecirilen kizamik hayati tehlikeler  acabilir ornegin.Ancak bir usye ,,gribal enfejsiyonlar ve diger viral enfeksiyonlardan kkorurum cocugumu.Gereksiz ilac kullanmamak icin bile korurum.Onlari zaten mevsimsel gecislerde gecirmesi olagan.Ama insandan insana bulasan solunum sisteminin hastaliklarina karsi tedbirli olmakta fayda var.
Yani basta bahsettigim konu,bebegimle ilgili konularda kulaklarimi ,beni elestirenlere kapattim.Bilimsel verileri bile kendime ve bebegime gore ozgun uayarlayan ben ,seni mi dinleyecegim hatce;))Herzamann bebeklerin ozgun varliklar oldugunu genellemeri uygularken duruma ve bebege gore yorumlamak gerektigini dusunurum..Karsilastigimiz her bilgiyi direkt degil kendize ve bebegimizin donemsel duyarliliklarina gore ihtiyacimiz olan kismini kullanarak uygulamaliyiz derim ben.umarsizca
SEVGİLER...