Nisan 20, 2015

ÇOCUK DEMEK GELECEK DEMEK,UMUT DEMEK...


Çocuklar söz konusu olunca akan sular duruyor durmalı da, hayat da durmalı,herkes oturup düşünmeli.Anne olmadan önce çocuklarla ilgili haberler içimi acıtırdı sadece, şimdi hepsi yüreğime ok gibi saplanıyor.Günlerce o çocukları rüyamda görüyorum,seslerini duyuyorum.Onlar bize masumiyetimizi hatırlatan melekler...Mümkün olduğunca travmalardan uzak olmalı,mutluluğu,başarıyı ,sukuneti deneyimlemeliler.Sağlıklı bir toplumun temelini oluşturan sağlıklı bireyler için bu elzem...
Peki ya içerdekiler...İçeridede çocuklar var değil mi?Anne babalerının kaderlerinin,günahlarının  sorumluluğunu alan ,onlara çocukluklarını,yani en kıymetli zamanlarını veren çocuklar.
 Neyse ki umut veren projeler hala var..
İçerdeki Çocuklara” Anaokulu

Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak zorunda kalan 0-6 yaş arası cezaevi çocuklarının oyun ve eğitim imkanlarının iyileştirilmesi için “İçerde çocuk var” adıyla bir sosyal proje başlatıldı.
Projeyle Türkiye genelindeki 7  kadın ceza infaz kurumundaki anaokullarının iyileştirilmesi amaçlanıyor. Projenin ilk adımı Adalet Bakanlığı’nın izni ve işbirliğiyle İstanbul Bakırköy Kadın İnfaz Kurumu’nda atıldı.

Çeşitli meslek gruplarından 24 duyarlı vatandaşın gönüllü olarak  yola çıkıp, Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı ile bir araya gelerek başlattığı İçerde Çocuk Var adlı projenin amacı,  cezaevlerinde, annelerinin hem yatağını hem de  kaderini paylaşan miniklerin hayatına dokunarak geleceklerine katkıda bulunmak. Proje,cezaevi çocuklarına öğrenebilecekleri, eğlenebilecekleri eksiksiz bir anaokulu ortamı oluşturmak, yeşil alanlar yaratarak doğayla tanışmalarını sağlamak, gelişimlerine uygun yemek hazırlanabilecek mutfak inşa etmek ve dış mekan oyun alanı kurarak cezaevi içinde özgür bir yaşam alanı yaratmayı hedefliyor.

İstanbul Bakırköy Cezaevi’nde başlayacak proje kapsamında, mahkum annelerinin kaderini yaşamak zorunda kalan cezaevlerinin masum çocukları için kaynak bulmak amacıyla çeşitli etkinlikler ve kampanyalar yapılacak. Ayrıca, İstanbul Valiliği’nin izniyle alınan 4528’e gönderilecek SMS’ler ve banka hesap numarasına yapılacak bağışlarla kampanyaya gelir sağlanacak. Böylece, mevcut anaokullarının  iyileştirilmesi ve anaokulu bulunmayan kadın cezaevlerinde de yeni ana okullarının yapılmasında kullanılacak. Hedeflenen anaokullarının çocuklara kazandırılmasından sonra ise proje,  cezaevi çocuklarının dışarıdaki yaşıtları ile eşdeğer eğitim şansına sahip olmalarını sağlamak ve cezaevi yaşam koşullarının iyileştirilmesi için devam edecek. 

İlk adım İstanbul’ da
Türkiye’deki 7 tane kadın ceza infaz kurumunda yaklaşık 5 bin kadın mahkum var. Bunlardan 370 Kadın mahkum, 0-6 yaş arası çocuklarını kendi yatağında yatırarak cezaevinde büyütüyor. Örneğin, İstanbul Bakırköy Kadın Cezaevi’nde mahkum anneleriyle cezaevinde yaşayan 0-6 yaş arası 53 çocuk var. Bakırköy Cezaevi’ndeki çocukların bir kreşi var ancak bu kreşin de iyileştirilmesi, eğitici oyuncak ve kitaplarla yeniden elden geçirilmesi gerekiyor. Projenin ilk adımı da Adalet Bakanlığı’nın izni ve işbirliğiyle Bakırköy Cezaevi’nde atılacak.

Oyuncak ve oyun arkadaşları yok
Cezaevinde doğan ya da annelerinin kucağında parmaklıklar arkasına gelen, cezaevlerinin masum çocukları, hayatlarının en önemli evrelerini yaşıtlarının sahip olduğu birçok şeyden yoksun, olumsuz koşullarda geçiriyor. Oyun oynama ve eğitim almaları gereken zamanlarını annelerinin koğuşunda, çeşitli suçlardan mahkum, yetişkin kadın koğuş arkadaşlarıyla geçiren çocukların, bu süreçte yaşadıkları deneyim, hayatlarının sonraki dönemlerini özellikle ergenlik ve gençlik yıllarını ne yazık ki derinden etkiliyor. Koğuşlar kalabalık olmasın diye her koğuşa sadece bir çocuğun konulduğu cezaevi çocuklarının oyuncak ve kendi yaşıtı oyun arkadaşları yok.

“İçerde Çocuk Var” projesi ilk adım İstanbul’da Bakırköy Kadın İnfaz Kurumu’nda atıldı. Tüm mimari ve inşaat hazırlıkları tamamlanan anaokulunun çok yakın bir zamanda tamamlanması hedefleniyor. Bakırköy Kadın İnfaz Kurumu tamamlandıktan sonra Türkiye’de bulunan diğer Kadın cezaevlerine de anaokulu kazandırılacak. Böylece proje ile cezaevi çocukları,  kreş, oyuncak ve oyun arkadaşlarına kavuşacaklar.

Proje ile ilgili detaylı bilgiye www.icerdecocukvar.com sitesinden ulaşabilirsiniz.

Bağış için ;
COCUK yazıp 4528’ e SMS gönderilebilir.
Banka bağışı için; Vakıfbank Kadıköy Şubesi, Şube kodu 012 Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı (TL)
TR 94 0001 5001 5800 7303 0490 01

Bilgi : Arife Avcu Çallıoğlu
İletişim Ofisi Halkla İlişkiler Ajansı
 arife.avcu@iletisimofisi.com / 0212 324 80 17


Nisan 16, 2015

Babannem olsa ''Nimetle oyun olmaz'' derdi.




Oğlum 21 aylık oldu ,bir anneyi tatmin edecek kadar yemediği kesin.Emzirmeyi bırakınca sofraya oturup yemek yemeye başlamayacağı da aşikar ,ama gelişimi iyi olduğu için bu konuyu sorun olarak görmektense genele yaymaya karar verdim.Bu konuda yaptığım şey,yemek yeme tercihini ve miktarını bebeğime bırakmak.Bu kulağa çok bencilce geliyor biliyorum ,ısrarcı olduğum zaman anne-bebek ilişkisi samimiyetten uzaklaşacak ve birbirine dayatmalarda  bulunan anne oğul olacakmışız gibi hissediyorum.ona biraz yetişkin gibi davranıyorm.Önüne sürekli yeni lezzetler koymaya çalışıyorum .Sunmak benden, yemek yada yememek ondan.Bu tabağımızda yemek yiyen çocuğun annesinin mutluluğunu anlattım, el sürmedi mesala ama ben vazgeçmiyorum her cuma, hafta sonu farklı ne denesem diye düşünüyorum.Farklı lezzetleri keşfetmesini istiyorum ama ısrar etmiyorum. Israr benim oğlumu çıldırtıyor,o yüzden ısrarcı olmamak adına kendime bir tabak yapıyorum ara öğünlerde mesela, o zaten birazdan kedi gibi etrafımda dolaşıyor.Ne yediğimi gösteriyorum şöyle tabağın kenarından.İsterse alıyor istemezse kalıyor.Tabi ben o yıkılışı içime atıyorum içimden koca bir ''tühhh bunu da yemedi ''diye yıkılsamda oğluma bir şey demiyorum oturup kendim yiyorum.
Emiyor olması ikimizin de tek artısı şu anda.Tabi 21 aylık bir bebeğe sadece anne sütü vermek çok büyük yanlış.Hem sütün kalitesi düşük hem de artık farklı yiyecek gruplarına başlamalıyız.Tabak süslemek ,yiyecekleri cazip hale getirmek için bir çözüm olabilir tabiki.:)
Bu yazıyı 20015 nisanında yazmışım.Oğlum şu an 4 ün içinde ve yemek seçmiyor diyebilirim.Her çocuk gibi haşlanmış yumurtayla domates kaldı:).Binlerce şükürler olsun.Bu süreçte beni telkin eden ve bize herkonuda yardımcı olan aileme başta kayın valideme de sonsuz teşekkür ediyorum.. 
  

Mart 05, 2015

mekanikleştiremediklerinizdenim ;)): yeni cici tokalar yaptim

mekanikleştiremediklerinizdenim ;)): yeni cici tokalar yaptim: Meşguliyet çalışan anne olmak evde de sıkıştırılmış bir mesai yapmak demek .Hobilerinle ilgilenemiyorsun makesef.Uzun zamandir ugrastigim ...

Şubat 20, 2015

Anne sütü bağımlısı bir bebeğim var...

Doğumdan beri oğlum anne sütü alsın ,sütüm yeterince gelsin, diye çok emek harcadım.Çünkü bu bahanesi olmayan bir konuydu benim için.Sütüm yok ya da gelmedi dememeliydim.Ve gerçekten de bu işin emek ve bilinç istediğini yaşayarak gördüm.Mesleğim sebebiyle çok anneye emzirme eğitimi verdim. Ve şimdi uygulama zamanıydı.Kısaca neler yaptığımı veya yapmadığımı anlatayım.
  • Beslenmeme dikkat ettim öncelikle.Çünkü ilk günler o kadar hasssas bir dönemdesiniz ki 80 kilo olsanız da 5 dk emzirince şekeriniz düşüp halsiz bitkin kalabiliyorsunuz.Ve siz iyi hissetmezseniz bebeğinizin bakımına da yansır bu.Geceleri yemek üzere başucuma ,badem ceviz kuru üzüm koydum bir de su tabiki .Ve bu bana öyle makbule geçti ki, nerdeyse çerez tabağını bitirecek kadar açlık çekiyordum geceleri.Ama önemli olan ihtiyacım kadarı olduğu için sınırı korudum.
  • Diğer önemli konu; sezeryan ile doğum olduğu için sütüm hemen gelmedi tabiki.Ama ben emzirmekten hiç vazgeçmedim.Sütüm olmamasına rağmen emzirdim ve minik minik sağdım kaşıkla bebeğime verdim:)))Kuş Gözü kadar anne sütü damlasını oğluma koştur koştur götürürken,ileride süt banyosu yaptıracak kadar sütüm geleceğini tahmin edemezdim tabiki.:))
  • 4 Gün boyunca hiç uyumadım .Bu doğru birşey değil tabiki ama eşim ve kayınvalidem nasılsa ilgileniyorlar deyip uykuya dalmadım.Sütümü sağdım,kaşıkla verdim  şekeri düşmesin diye her 2 saatte bir mama verdim ,bebeğim aç kalmasın diye.Biberon olumsuz beslenme alışkanlığına sebep olacağından ilk 6 ay kullanmadım. Fakat çalışmaya başlayınca ,benim sağarak bıraktığım anne sütünü içebilmesi için bilinçli bir biberona alıştırma durumumuz oldu.Bu sonradan kazanılmış bir beslenme şekli olduğundan bağımlı olmadı bebeğim tıpkı emzikde de olduğu gibi.Emziği de sadece uyurken kısa bir süreliğine kullandık.
  • Bebeğimin bakımında eşim ve kayınvalidemin çok büyük yardımları oldu.Bu işler yalnız da olur olmasına da;nasıl olur?Bu arada 83 kilo ile sonlanan gebeliğim,emzirme ile 58 kilolara kadar inmeme sebep oldu.Yine bekarlık kilolarıma kavuştum analayacağınız.Çok emzirdiğim için diyet yapmama da gerek kalmadı.Zaten aldığımı emzirdim:))
  • Oğluma gelince gelişim skalasında hep %95 lerde giden bir büyüme ağrisi gösterdi.Çok şükür hiç hasta da olmadı.Doğal bağışıklığının da oluşması için,titiz titiz elimde bezle dolaşmıyorum etrafında kuzumun.Herşeye  kontrollü birşekilde dokunmasına ,elini ağzına götürmesine müsade ettim ki vücudu, doğal bağışıklık oluştursun.
  • Bebeğim oldu 18 aylııık.O kadar çok emdi ki bebeğim, anne sütü bağımlısı oldu. Ek gıdalara yemeklere burun kıvırmaya başladı ve 1 yaş tahlillerinde bebeğidme talasemi taşıyıcılığı olduğu ve bu yüzden demir eksikliği yaşadığı ortaya çıktı ,ben yıkıldım...Ve bu konuda elleri kolları sıvadım...

Şubat 17, 2015

yeni cici tokalar yaptim

Meşguliyet
çalışan anne olmak evde de sıkıştırılmış bir mesai yapmak demek .Hobilerinle ilgilenemiyorsun makesef.Uzun zamandir ugrastigim tokalari sonunda yapabildim.Fikirlerinizi paylasirsaniz sevinirim..

Ocak 14, 2015

Doğayı Koruyalım...

Piller doğada 300 yılda yok oluyormuş,verdiği zararı tahmin edebiliyor musunuz?Ben pillerimi asla çöpe atmıyorum bazı kurumlar (hastaneler) ve alışveriş merkezlerinde bulunan atık kutularına atıyorum.Bebeğimin pilli oyuncakları çok fazla pil tüketmemize sebep olduğundan biriktirip atık kutusuna atıyorum.

Zeytinlerim Çok Güzel Oldu

Zeytinlerim sonunda oldu 2 aydır uğraşıyorum ,tadına bakıp bakıp hayal kırıklığına uğramıstım.Yapamayacağımı düşünmeye başlamıştım ki ,sonunda oldular.Çok sık süzüp besin değerini düşürmek istemedim.2 ayda 2 kere süzdüm erimesin diye tuzladım.Dün yenme kıvamına geldiğini farkettim ve hemen bir sos hazirladim.
Malzemeler:
Zeytin yağı
Zeytini tatlandırdığın saklama suyundan bir miktar
Limon
Az kırmızı biber
Kekik
1Tane defne yaği
Defne benim hayatımda çok önemli bir yere sahip.Çocukluğumun iksiri defne yağı , şimdilerde de yaprağını kullanıyorum.Defne konusuna ayrıyeten yer vermek istiyorum.Çünkü kurtarıcı bir bitki zeytine koymamın sebebiyse tamamen içgüdüsel.
1 gün bu sosda beklettikten sonra tadına baktım enfes olmuş:)))