Mayıs 01, 2017

Oğlumun Klasiği

   Oğlumun dinlediği ilk İngilizce şarkı.Şu an 4 yaşında ama hala bu şarkının videolarını izlemeyi çok sever.Bazen saatlerce bu şarkıyı dinlerdik,kulaklarımızdan hiç gitmezdi.Şarkıyı ezberlediğinde değişik şekillerde kullandık.Parmaklara oyuncaklar takarak oyun yaptık.Tırnaklarını keserken de sık kullanırım bu şarkıyı şimdi sıra momy finger  da gibi.
   O zaman bu şarkımız tüm baby finger 'lara gelsin.Deneyin bakalım sevecek mi yavrucanlar..
   Sevgiler...

Nisan 17, 2017

Çekirdekten Yetişme

Yaklaşık 15 gün geçti minik limon çekirdeğinin toprakla buluşmasının ardından.10 gün bir peçetede sıcak ve guneş alan pencerenin kenarinda uyuduktan sonra küçük saksıya almıştık oğlumla.Oğluşum minik elleriyle saksıya koyarken çekirdeği "seni seviyorum tohum limon ağacı olmanı bekliyoruz" demişti.Hergun kontrol ettik,sonunda bugün minik yeşil yapraklarını gördük.Onun gibi beklediğimiz 6 kardeşi daha var bakalım onlar ne zaman gelecek.Sanırım toprağın daha ust kısimlarına koymamiz gerekiyordu çekirdekleri ,biraz bekleticekler gibi görünüyor.
Annem dedi ki trunç çıkarmış önce sonra ne olmasını istiyorsan onun aşısını yaparmışsın ister portakal ister limon.Hastam çiftçi Süleyman Amca da aynı şeyi söyledi.O zaman anladım neden trunçgiller dendiğini.Hepsi trunçdan geliyormuş meğer.Ben limona niyet ettim niyetlendim.Zamanı gelince aşılarını da yaptırırım.Aşıları tam derim.😂
Limon macerası belki tutacak belki tutmayacak ama diyeceğim şu ki ;araştırmadan,ihtiyaçlarını öğrenmeden limon bile yetiştirilmiyor malesef.O yüzden çocuk yetiştirmeyi de hafife almayın ," Dünyaya gelen büyüyor " mantığı eskide kaldı.Okumalı ,uzman görüşlerini almalı,deneyimleri dikkatli dinlemeli en önemlisi de  edindiğimiz bilgileri kendimize ,ev hayatımıza ve kendine özgü bir birey olan çocuğumuza yorumlamalıyız.Sindirilmemiş bir bilgiyi direkt uygulamaya çalismak kaos sebebi olabilir.Mesala elinde kullanma kılavuzu gibi bir kitap, eşine diyorsun ki "kitap öğle uykusuna yatir diyor" hadi bakalım.Sen alt yapıyı hazırlamamışsin,o gün ,o an dogru zaman degil ama sen bu konuda ısrarcısın.Ne olacak?Çevrendekilerden çocuk bakmayı kitaplardan mı öğreneceksin uyarısı alacaksın.3 çocuk büyüttüm tek sayfa kitap okumadan böyle seyler hic yasamadim diyecekler.Eşin direnç göstercek, ailen biraz sakin ol diyecek ,seni telkin etmeye çalışacak, çocuk zaten bu kadar dayatmaya dirençte olacak.Belki elinndeki kitap dünyanin en önemli kısayollarını verecek sana ,ama alip okuyup ,sindirip, kendine uyarlamadiktan sonra hiçbir faydasi olmayacak.
Görüyor musunuz bir limon çekirdeğinden geldiğimiz noktayı😂
Sevgiyle sağlıcakla kalın..


Nisan 14, 2017

DOĞUM SONRASI DAĞILMIŞLIK



Bu konu nerden aklına geldi derseniz bir yorumda bakımsızlıktan ölüyorum diye yazmıştı yeni doğum yapan bir anne.Gebelik ile ilgili bir yakınma gördüğüm zaman empati yapmadan geçemiyorum ve umutsuzluğa düşmüş her anne için çok üzülüyorum.
Doğumun şekli ne olursa olsun ,İster sezaryan, ister normal doğum, aslında bir travma.Anne için de bebek için de  bedensel olarak birbirinden ayrılış anlamına geliyor.O yüzden uzmanlar ve uzman olmayan herkez doğum sonrası bebeğinize sarılmanızı onu göğsünüze basmanızı söyler.Çünkü bebeğin dokuz ay boyunca sımsıkı sarmalandığı, sıcacık, anne karnına en yakın olduğu yer yine annesinin kollarıdır.Doğum sonrası hızla toparlanmak istiyorsanız iki konuyu düzenlemeli üzerinde çaba harcamlısınız.Emzirme ve bebeğin uyku düzenini sağlamak.
Doğum sonrası en hızlı toparlanmanın yolu ilk olarak emzirmekten geçiyor.Hem bedensel hem ruhsal açıdan çok önemli.Birkere gebelik boyunca aldığınız kilolardan en hızlı kurtulma yolu emzirme.Ben emzirmeye başlayışımın ertesi günü aynada bel ve sırtımı gördüğümde aldığım 23 kilonun uçup gideceğini anlamıştım ve öylede oldu.Emzirme sadece kilolardan kurtarmaz .Düzenli emzirme sizi ilk 6 ay boyunca mama hazırlama, biberon temizleme ,gecenin köründe sıcak su hazırlama gibi ,uyku ve dinlenme kalitenizi düşürecek bir sürü ayrıntıdan kurtarır.Bebeğinizin kilo takibinden de sütünüzün yetip yetmediğini anlarsınız.Ayrıca emzirmek hormonlar ile desteklendiği için özellikle gece emzirmek sizi dinlendirir.Az uyusanız bile yorgun hissetmezsiniz. Hormonel açıklamalarına girmiyorum ama bu tıbbi olarak da kanıtlanmış birşey.
İkinci önemli konu da bebeğinize bir uyku düzeni oluşturmak.Ben o dönemde bebeklerin uyku rutinleri,uykuya dalma süreleri ,ayına göre gece ve gündüz uykusu süreleri ve tabiki uyutma yöntemi konularında çok araştırma yapmıştım.Şunu da unutmayın yaptığınız araştırmaların sonucunda ulaştığınız bilgiyi olduğu gibi uygulama takıntısı yapmayın .Bilgiyi alın kendinize uyumlayın.Eşiniz ,işten geliş saatiniz ,akşam yemeği saatiniz beraber geçireceğiniz saat bunları yaşamadan ,eşiniz aç bir köşede otururken ,bebeğinizi zamansız bir akşam üstü uykusunun ardından, sırf gece uykusu 12 saat olmalı diye ısrarla uyutmaya çalışırsanız ve bebeğiniz size direnirse :GE-Rİ-LİR-Sİ-NİZ.Ve gerinliğinizi bebeğiniz hisseder ve yaşar.Rahat olun .Kuralları siz koyarsınız istediğiniz gibi de esnetirsiniz.Burda önemli olan bebeğin gündüz ve gece olgusunu anlaması.Gece uyku saatini annenin hergün aynı eylemleri yapmasının ardından uyku hazırlığına başladığını algılamasını sağlamak.Çünkü bebekler uykum geldi biraz uyuyayım da annem dinlensin demez.Ama eylemlerin sırasını takip eder.Baba geldi,yemek,oyun ,uyku hazırlığı ve uyumak için yatağa gitme gibi.Bu rutini oluşturmak ilerleyen zamanlar için de size çok kolaylık sağlayacaktır.Bir süre sonra çocuğunuz uykusunun geldiğini size bir şekilde anlatacak ve büyüyünce uyumayı kendi isteyecektir.Unutmayın bebekler kuralları sever kendilerini daha güvende hissederler.Öbür türlü ne zaman ne yapacağı belli olmayan gece yarılarına kadar oturan ve çocugu uykuya yönlendirmeyen bir anne baba çocuktan anlaşılmayan agresif mesajlar alacaktır.Çünkü o da ne zaman ne yapması gerektiğini kestiremeyecektir.
Bu iki konuyu kafanızda oturttuğunuz zaman sizin kendinize ,evinize ve eşinize ayıracağınız zamanınız olacaktır.
Anneliğin her anının keyfini çıkarın ve izin verin eşinizde babalığın keyfine varsın.

Nisan 03, 2017

Nisan Bereketiyle Gelsin Fesleğenler Mis gibi Koksun

Fesleğen aldım her sene yaptığım gibi. Yeni evimin bereketine niyet ettim.Hayırlara vesile olsun.Benim nöbet periyoduma ve Akdeniz sıcaklarına dayanabilirse sonbaharı görürüz diye umudediyorum.
Yeni ev demişken dekorasyon fikirlerim de var.Terasımla ilgili hayallerim var.Umarım gerçekleştirecek zaman bulabilirim.Zira nöbet tutmaktan evi otel gibi kullanmaya başladım.Bloğumun adını nöbetcianne koymaya karar vereceğim sanırım.
Sevgiler efendim...


Nisan 02, 2017

Yeşil Anne deterjanlari Deneyimim

Aslında oğlumla başladı herşeyi sorgulamam,incelemem.Haberler ve sosyal medya aracıliğıyla insanların ürün üretirken daha hammadde aşamasındayken bile yaptıkları hileleri öğreniyoruz.Artık bir elmayı yıkayıp kabuğuyla yiyemiyoruz.Herşey önce sirkeli sularda bekliyor.Paranoya bize yaşam alanı bırakmadı.Hayatı pratikleştirmek için teknoloji son sürat ilerlerken kimyasallardan korunmak için harcadığın zaman kaybı birbirini götürüyor.
Bulaşık makinesi calışan kadının şah damarı.Bir süredir kendisiyle sıkıntım olduğu doğrudur.Bulaşık makinesini temizledim ama deterjanın performansı değişmedi.Deterjanımı tencerelerdeki deterjan kokusu için değiştirmiştim.Ama yeni deterjanım daha beter çıktı.Ben de artık sosyal medyada sıkça rastladığım markalardan birini denemeye karar verdim.Önceliğim tabiki bir anne olarak Moms Green oldu.Siparişlerim geldi nöbetten çıkmış olmama rağmen hiç uyumadan başladım temizliğe.Önce kokladım deterjanları hangi his uyanacaktı
merak ediyordum.Kimyasallara ve tıbbi ilaçlara alışkın olduğumdan kokuda ki yoğunluğun beni rahatsız edip etmeyeceği bir başka deyişle ilk intiba çok önemliydi benim için.Her kapağı tek tek açtım kokladım çamaşır suyu en belirleyicilerden biriydi.Tuvaleti yıkadım yıkadıktan sonra genzimde yanma ya da saatlerce nefesimde kokusunu hissetmedim.Uzun zamandır çamaşır suyunu az miktarda klozete kullanıyordum zaten.Ama artık evime hiç giremez.Bulaşıklar da tuz koymamama rağmen pırıl pırıl çıktı makineden.Tezgah ve ocak ta özellikle sprey ürünler kullandığımızdan sonrasında beni çok rahatsız ederdi.Çünkü spreyle havada asılı kalan tüm minik deterjanları soluyor akciğerlerimize dolduruyoruz.Genelde spreyi sıkıp mutfaktan bir süreliğine çıkarım ben.Ama sonuçta yalnız yaşamıyoruz çocukları bazen o ortamdan uzaklaştıramıyorsunuz.Neden bu kadar zamanımı ve enerjimi harcayayım ki sırf akşam yemeğinden sonra bulaşıkları kaldırıp tezgahı silmeye.Sonunda Moms Green ile tanışmaya karar verdim.Son zamanlarda ismini çok okumaya basladim çevre mühendisi bir anne.Sağlık ,bebek beslenmesi ve temizlik konularında yazılarına göz attım ve tanışma paketini istedim.3 iş günü gibi kısa bir sürede elime ulaştı.Tanışma paketi 129 tl.içinde temel temizlik ürünlerinin tamamı var.
●Bulaşık makinesi tableti
●Bulaşık makinesi parlatıcısı
●Çamaşır deterjanı
●Çamaşır yumuşatıcı (kokusu harika)
●Çamaşır suyu
●Tuvalet temizleyici
●Bulaşık temizleyici elde
●El sabunu
●Genel temizlik spreyi (Buna da bayıldım)
Bundan sonra gönül rahatlığıyla kullanabileceğimi düşünüyorum.Kişisel bakım ve kozmetikte de LR yi tercih ettim.Markacı olmadım hiç ama güvenerek ve alışkanlık yaparak kullanabileceğim markalar arayışındaydım hep.En güzel tarafıda ikisi de siparişle ayağıma kadar geliyor.Süslü kozmetik marketlerini veya temizlik ürünü raflarını saatlerce dolaşmak zorunda değilim artık.
Yakında kullandığım ve önerdiğim LR ürünleri ve aldığım sonuçlarla alakalı bir yazı yazmak istiyorum.Görüşmek üzere...



Mart 19, 2017

TARHANA ÇORBASI İÇMEYEN ÇOCUK KALMASIN


 Köfte yemiyor ,çorba içmiyor diye ağladığım günler eskide kaldı çok şükür..E anneliğin %90 'ı evham geri kalanı da panik değil mi?Anladım ki gereksiz abartmışım.Siz kafanıza takmayın nasılsa içiyorlar demiyorum tabiki.Çalışan anne olarak yemek seçmesi hem benim için kabus olacaktı,hem de onun için dengesiz ve tek tip beslenme alışkanlığı oluşturmasına neden olacaktı.
 Şunu unutmayın ki çocuğunuzda ,özellikle 2 yaşından sonra bir damak tadı gelişmeye başlıyor.Bu muhtemelen ailenin beslenme alışkanlıklarıyla aynı doğrultuda ilerliyor.Ben oğlumun da babası gibi etcil olacağını biliyordum ama gel gör ki köfte yemeye 2 yaşından sonra başladı.Ve demiri düşmesin diye ben kırmızı et tüketmesi konusunda takıntılıydım.Çünkü kırmızı et muadili demir içeren kuru baklagilleri de yemiyordu.Bırakın sakin olmayı kafamda sürekli acil durum çanları çalıyordu.
  Derhal bir beslenme stratejisi geliştirmem gerekiyordu ki kayınvalidem hamburger yedirelim dedi.Önce fikir bana korkunç gelse de fastfooddan ne kadar kaçacaktı ki.Hem biz öyle dışarda yemek yeme alışkanlığı olan bir aile değildik.Hamburgerin köftesine sığındım.Sırf köfteyi denesin diye hamburger yedirdim bir iki kere sonra evde kendimiz hamburger yapmaya başladık..Sulu salçalı yemekleri de yemiyordu.Kırmızı rengi olan hiçbirşeyi yemiyordu,bunu atlatmak içinde patates kızartması ve ketçap yedirdim.Tabiki bayıldı her çocuk gibi.Yavaş yavaş bizim yediğimiz şeyleri deneyebileceği fikri oluşmaya başladı.Tabi hamburger tercihini ona bırakmadık hiçbir zaman ,o her dışarı çıktığımızda ona sorduğumuz zaman ne istediğini hamburger diye haykırsa da biz sğlıklı birşey yiyelim balık yiyelim diye yön değiştirdik hep.Sonra ne mi oldu?Kuru fasulye pilav yemeye başladı,kuru fasülyeden sonra çorbalara da sıcak bakmaya başladı.Tarhana çorbası içmeye başladı..Şu aralar renginden dolayı tarhanaya balkabaklı çorba diyor.Geçenlerde ben nöbetteyken kayınvalidem tarhana çorbasına labne karıştırmış.Ben de denedim cok güzel oluyor.Zaten tarhana yapılırken yoğurt kullanıldığından mıdır bilmiyorum,çok yakışıyor.Labne yokken de yoğurt veya süzme yoğurt koyabilirsiniz.Tabi miktarı iyi ayarlamalı, yoğurdu çok koyarsak çocuğun istemeyeceği bir keskinlik olabilir. Son olarak tarhanaya alıştırmaya çalışırken tutup da, bol sarımsaklı,bol naneli pişirmemekte fayda var.Ne kadar sade o kadar masum onlar için.
 Şimdi tam bir arslan.Eti çok seviyor Ekmeği sadece sabah tostunda tüketiyor bir de çok nadir çorbalarla. Kolayı bir kere denemek istedi ,Bardağının kenarına sevmediği bir bulantı damlasını sürdüm,dudağından ilacın tadını alır almaz bıraktı,Bir daha da istemedi.Çay hiç vermedim o da sıcak olduğundan sanırım hiç istemedi,cızzz diye nasıl işlediysek artık.Anlayacağınız yemek probleminin büyük kısmını çözdük gibi görünüyor.
 Bir sonuca bağlamak gerekirse;sorunlara gerçekten sorunmuş gibi baktığımız sürece çözüm de bizden çok uzaklaşıyor.Mantıklı düşünme ve davranma sınırlarından uzaklaşıyoruz.Ama bu konunun çözümü ne olabilir diye düşünürsek bir çözüm, bir alternatif bizi bulacaktır.Bir konuda panik olmak  bizi çözüme daha hızlı götürmez.Aksine çözümün etrafında dolaşırken çözümü göremememize neden olur.
Herkeze sevgiler diliyorm..

Eylül 16, 2016

Yok Artık Dedim Denedim

Aşağıdaki bilgiler son zamanlarda birçok ürününü denediğim LR markasının MSM Vücut Jeli hakkında.Kulaga tuaf geliyo ama hem eklem ağrısında kullanabiliyor hem cilt lekelerinde.Cilt lekesi için daha önce halama önermiştim çok memnun kalmıştı.Ama bel fıtıgı ve eklem ağrılarını duyunca şaşırmadım desem yalan olur.Benim de bel fıtığı başlangıcım var ciddi anlamda tutulmalar yaşıyorum.Eğilince kalkamıyorum ,külhanbeyi gibi yürüyorum.Bu jeli duyunca sipariş vermek için can attım cumartesi günü kargom geldi ve başladım sürmeye ,ilk günden ciddi anlamda rahatladım.Bayram tatilinde de biraz yüzdüm belimdeki o beni kısıtlayan ağrılar ,tutulmalar ciddi anlamda azaldı.Neymiş bu Msm mevzuu bakalım.

İçerisindeki aloevera sayesinde yoğun bir nemlendirici olmasının yanısıra, hem eklem ağrılarında, hem de cilt lekerinin giderilmesinde kullanılıyor. Bunları nasıl yaptığını anlamak için içeriğindeki maddelere bakmak lazım.

MSM, “Methyl-Sulfonyl-Methan” kelimesinin açılımı olup, canlı organizmada daha çok eklem sıvısında bulunan bir kükürt bileşenidir. Cildimize melanin pigmentleri renk verir. MSM, işte bu melaninin üretim yolunu değiştirir. Eumelanin (koyu renk pigmentler) yerine, pheomelanin (sarı renk pigmentler) üretimini hızlandırarak cildinizdeki koyu renk bölgelerin açılmasına yardım eder.

Jelin içinde bulunan ve hiperpigmantasyon özelliği olan bir başka içerik ise ayı üzümü. Bu içerik tek başına kullanıldığında ten rengini etkili bir biçimde beyazlatabilir. Bu özelliği yüzünden kozmetik ürünlerinde diğer içeriklerle birlikte kullanılır.

Gelelim eklem ağrılarına. MSM,glukozamin adı verilen ve kas dokusu, bağ dokusu, eklemlerin yapısında bulunan bu maddenin yapımında ihtiyaç duyulan sülfüre kaynak oluşturur. Buna yardımcı olan ve ağrılarda etkili olan diğer bir içerik isesöğüt kabuğu özü. İçerisindeki salisin sayesinde aspirin etkisi olan bu bitki; yıllardır (özellikle Çin ve Avrupa’da) sırt ağrıları, eklem ağrıları, baş ağrısı gibi rahatsızlıklara karşı kullanılıyor.

Kısacası MSM, sıradan bir vücut jelinin çok ötesinde ve çok yönlü bir jel. Sivilce izleri, güneş veya doğum lekelerine karşı kullanabileceğiniz gibi, dizler gibi eklem ağrısının çok olduğu yerlerde ağrıyı hafifletmek için uzun süreli kullanıma uygundur.
Tavsiye ederim.Kullanmadım ve memnun kaldım.